r/Turkey • u/Mental-Math6658 • 1h ago
News A group of Jews in Izmir were spotted jumping in the middle of the street.
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Mental-Math6658 • 1h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/zenciiiii • 4h ago
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde astıkları pankart gerekçe gösterilerek tutuklanan Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Nehir Dizdar ve İstanbul Üniversitesi öğrencisi Nevin Tekin için dün akşam Beşiktaş Meydanı’nda eylem düzenlendi.
Eylemin ardından gece saatlerinde yapılan ev baskınlarında, 3'ü Galatasaray Üniversitesi öğrencisi olmak üzere 4 genç gözaltına alındı.
ÖĞRENCİLERDEN ADLİYE ÖNÜNE ÇAĞRI
Arkadaşlarının gözaltına alınmasına tepki gösteren üniversiteliler, baskıların ve tutuklamaların dayanışmayı engelleyemeyeceğini vurgulayarak gözaltına alınanların serbest bırakılması talebiyle bugün saat 13.00’te Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde toplanma çağrısı yaptı.
r/Turkey • u/Life-Sheepherder5324 • 5h ago
Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına yönelik eleştirilerle başlayan gerilim, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasına rağmen sürüyor. Gazeteci İsmail Saymaz'a konuşan Azerbaycanlı yetkililer, Erdoğan ile Aliyev arasındaki telefon görüşmesinin iyi geçmediğini belirterek, "Azerbaycan-Türkiye ilişkileri artık eskisi gibi olmayacak" dedi
Türkiye'deki bazı siyasetçilerin Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına yönelik eleştirilerinin ardından iki ülke arasında başlayan gerilim, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasına rağmen dinmedi.
Yetkililer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesinin de iyi geçmediğini belirtti.
Aliyev'in 29-30 Ekim'de Türkiye'de düzenlenecek Türk Devletleri zirvesine katılacağını belirten kaynaklar, Oktay Saral görevden alınmamış olsaydı Aliyev'in zirveye katılmayacağını iddia etti.
GERİLİMİN GEÇMİŞİNE İŞARET ETTİLER
Saymaz'a konuşan kaynaklar, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların son dönemdeki başörtüsü tartışmasıyla sınırlı olmadığını belirterek geçmişte yaşanan gerilimleri de anlattı.
Yetkililer, Erdoğan'ın iki yıl önce Karabağ Savaşı'na ilişkin kullandığı ifadelerin iki ülke arasında ilk krize yol açtığını öne sürdü. Azerbaycan tarafının bu açıklamalara karşılık Türkiye'den alınan tüm askeri yardımların bedelinin eksiksiz ödendiğini vurguladığı aktarıldı.
İkinci gerilimin ise iktidara yakın Sabah gazetesi ve A Haber'de Azerbaycan yönetimini hedef alan yayınlar nedeniyle yaşandığı belirtildi.
Kaynaklar, Oktay Saral ve bazı siyasetçilerin Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına yönelik açıklamalarını ise ilişkilerde yaşanan son kriz olarak değerlendirdi.
İki ülke arasındaki anlaşmazlıkların temelinde Türkiye'nin Azerbaycan'a yaklaşımının bulunduğunu savunan kaynaklar, Saymaz'a şu değerlendirmeyi yaptı:
"Türkiye bize abi gibi davranıyor. Problem bundanda ileri gidiyor"
Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına yönelik eleştirilerle başlayan gerilim, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasına rağmen sürüyor. Gazeteci İsmail Saymaz'a konuşan Azerbaycanlı yetkililer, Erdoğan ile Aliyev arasındaki telefon görüşmesinin iyi geçmediğini belirterek, "Azerbaycan-Türkiye ilişkileri artık eskisi gibi olmayacak" dedi.
Birgün Gazetesi:
Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına yönelik eleştirilerle başlayan gerilim, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasına rağmen sürüyor.
Türkiye'deki bazı siyasetçilerin Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına yönelik eleştirilerinin ardından iki ülke arasında başlayan gerilim, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alınmasına rağmen dinmedi.
Yetkililer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında gerçekleşen telefon görüşmesinin de iyi geçmediğini belirtti.
Aliyev'in 29-30 Ekim'de Türkiye'de düzenlenecek Türk Devletleri zirvesine katılacağını belirten kaynaklar, Oktay Saral görevden alınmamış olsaydı Aliyev'in zirveye katılmayacağını iddia etti.
Azerbaycanlı yetkililer ayrıca Saral'ın tartışma yaratan paylaşımlarını Erdoğan'dan habersiz yapmış olamayacağını düşündüklerini aktardı.
GERİLİMİN GEÇMİŞİNE İŞARET ETTİLER
Saymaz'a konuşan kaynaklar, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların son dönemdeki başörtüsü tartışmasıyla sınırlı olmadığını belirterek geçmişte yaşanan gerilimleri de anlattı.
Yetkililer, Erdoğan'ın iki yıl önce Karabağ Savaşı'na ilişkin kullandığı ifadelerin iki ülke arasında ilk krize yol açtığını öne sürdü. Azerbaycan tarafının bu açıklamalara karşılık Türkiye'den alınan tüm askeri yardımların bedelinin eksiksiz ödendiğini vurguladığı aktarıldı.
İkinci gerilimin ise iktidara yakın Sabah gazetesi ve A Haber'de Azerbaycan yönetimini hedef alan yayınlar nedeniyle yaşandığı belirtildi.
Kaynaklar, Oktay Saral ve bazı siyasetçilerin Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına yönelik açıklamalarını ise ilişkilerde yaşanan son kriz olarak değerlendirdi.
NE OLMUŞTU?
Azerbaycan'da hükümet ilkokul, ortaokul ve liseleri kapsayan yeni kurallar çerçevesinde 'okul üniformasının tekdüzeliğini bozan ve eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ek giyim öğelerinin' kullanılmasını yasaklamıştı. Düzenlemelerde doğrudan başörtüsüyle ilgili bir ifade bulunmasa da tesettürlü öğrenci ve öğretmenlerin okullara alınmamıştı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral 13 Ekim'de sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez. Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir" demişti.
Middle East Eye'ın haberine göre; üç yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Bakü'nün buna karşılık Ankara'dan Saral'ı görevinden almasını istediğini öne sürmüştü.
Oktay Saral ise, 25 Ekim'de gazeteci Talat Atilla'ya yaptığı açıklamada Erdoğan'ın talimatıyla görevinden ayrıldığını doğrulamıştı. Azerbaycan'a yönelik açıklamalarının bu kararda etkili olup olmadığı sorusuna ise "Evet, öyle görünüyor" yanıtını vermişti.
Azerbaycan ayrıca, aralarında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, eski Ayasofya imamı Mehmet Boynukalın ve eski MHP Milletvekili Ahmet Çakar'ın da bulunduğu 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını 'istenmeyen kişi' ilan etmişti. Bakü yönetimi, kararın gerekçesi olarak ülkenin egemenliğini ve millî güvenliğini hedef alan açıklamaları göstermişti.
Kaynak;
r/Turkey • u/Beautiful_Limit_5364 • 2h ago
Bir siber güvenlik araştırmacısı, Türkiye’de su pompaları, atık su tesisleri ve vana sistemleri gibi kritik altyapılara ait 430 kontrol paneline erişim sağladığını öne sürdü. Araştırmacı, bazı sistemlerde “1071” ve “1453” gibi kolay tahmin edilebilir şifrelerin kullanıldığını iddia ederken ASKİ, daha önce paylaşılan ekranların kendi sistemleriyle örtüşmediğini açıklamıştı.
r/Turkey • u/Otherwise-Storage-90 • 57m ago
r/Turkey • u/Aggravating-Berry213 • 1h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
(@yalcinkucukarsivi)
r/Turkey • u/No_Yak2845 • 6h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Ambitious-Cap7272 • 5h ago
r/Turkey • u/Dyspchordia • 2h ago
Dünyanın en büyük sermaye gruplarından, sendika karşıtı tutumları ve emek düşmanı yatırım politikalarıyla bilinen ABD merkezli varlık yönetim şirketi BlackRock'ın yönettiği Frontiers Investment Trust fonu, 2026 yılının ilk aylarında artırdığı Türkiye yatırımlarını büyük ölçüde azalttı. Fon, Akbank ve İş Bankası hisselerini portföyünden çıkarırken Türkiye'nin fon içindeki ağırlığı şubat ayındaki yüzde 11 seviyesinden eylül sonunda yüzde 0,6'ya düştü.
Türkiye Today'in BlackRock'ın portföy raporlarından derlediği verilere göre, Türkiye'nin fonun toplam varlıkları içindeki payı Ekim 2025'te yüzde 9,3 düzeyindeydi. Şubat 2026'da yüzde 11'e yükselen bu oran, mart sonunda yüzde 2,4'e, mayıs sonunda ise yüzde 0,5'e geriledi.
Fonun 21 Ekim'de yayımladığı son portföy raporunda, 30 Eylül itibarıyla Türkiye'nin payı yüzde 0,6 olarak kaydedildi. Böylece Türkiye'nin portföydeki ağırlığı şubat ayına kıyasla yaklaşık yüzde 95 azaldı.
Fon yöneticileri, mart ayında İş Bankası hisselerinin tamamını satarken Akbank'taki yatırımlarını azalttı. Mayıs ayında ise Akbank hisselerinden de tamamen çıktı. Bu kararlarında ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından yükselen petrol fiyatlarına ilişkin endişelerin etkili olduğunu açıkladı. Enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye'de enflasyonun düşürülmesini zorlaştırabileceği ve ödemeler dengesi üzerinde baskı yaratabileceği belirtildi.
Fonun haziran sonuna ilişkin portföy açıklamasında Akbank, İş Bankası ve MLP Sağlık hisseleri yer almadı. Ancak Türkiye'de madencilik faaliyetleri yürüten Kanada merkezli Eldorado Gold'daki yatırımların sürdüğü görüldü.
Dolayısıyla söz konusu gelişme, BlackRock'ın Türkiye'deki bütün yatırımlarından çıktığı anlamına gelmiyor.
BlackRock'ın Türkiye yatırımlarındaki düşüş, şirketin üst yönetiminin Türkiye'deki temaslarının ardından geldi.
BlackRock Üst Yöneticisi (CEO) Laurence Douglas Fink, 27 Mart 2026'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İstanbul'da bir araya gelmişti. Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmeye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katılmıştı.
Görüşmenin yapıldığı mart ayında fonun Türkiye ağırlığı yüzde 11'den yüzde 2,4'e gerilerken sonraki aylarda da Türkiye hisselerindeki satışlar sürmüştü.
r/Turkey • u/GalavantJames • 7h ago
Merhaba, bu post yanlış bilgi içeriyor
Zaten bu kadar istatistiksel bir oynama başından şaibeli gözüküyor ama nasıl kimse sorgulamamış anlamadım, özellikle "algı"dan bahsedilirken. Niye bir ülkenin her 10 gencinden 9'u kendini sağlıksız görsün? Başta insan egosuna ters bir durum
Asıl araştırma ile ilgili Eurostat linki ve orijinal postta da bahsi geçen hlth_silc_10 veri seti de burada, görüldüğü üzere ülkeler arası dağılım daha normal ve Türkiye'dek endini sağlıklı gören kişi oranı %88.4
r/Turkey • u/AutoModerator • 1h ago
Türkiye Cumhuriyeti yeni yaşını kutluyor. Bugün Cumhuriyetimizin doğum günü.
Cumhuriyetimizin ilanının yeni yılında Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyor, Cumhuriyet Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz.
r/Turkey • u/Beautiful_Limit_5364 • 7h ago
r/Turkey • u/CecilPeynir • 6h ago
Eğer kimsenin haberi olmazsa protestonuz büyüyemez özellikle ana akım medyanın geldiği durumda.
Tabi mümkün mertebe kendinizi ateşe atmayacak şekilde paylaşım yapın ilk önce.
r/Turkey • u/PresidentCatGarfield • 1h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/Kirlinternet • 23h ago
r/Turkey • u/Some-Locksmith-1602 • 20h ago
kaynak : https://x.com/TC_StuttgartBK/status/2114812247071482356
Stuttgart Başkonsolosu Balca Kurhan Elayouti’nin yayımladığı mesajda “Alman dostlarımız” ifadesi yer alırken Türk kimliğine doğrudan vurgu yapılmaması dikkat çekti. Önceki Başkonsolos Makbule Koçak Kaçar’ın veda mesajında ise “Türk toplumu”, “Türk milleti” ve “Türk kimliği” ifadeleri açıkça kullanılmıştı.
r/Turkey • u/merttuzcuoglu1923 • 21h ago
r/Turkey • u/-Mustafa • 21h ago
r/Turkey • u/zenciiiii • 1d ago
Eski Başbakan Binali Yıldırım'ın, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden faciasında hayatını kaybeden Uğur Yıldız'ın babası Ali Ekber Yıldız'dan duruşma sonrası yaptığı açıklamalar nedeniyle şikayetçi olduğu ortaya çıktı. Yıldırım'ın şikayeti üzerine baba Yıldız ifadeye çağrıldı.
Uğur Yıldız'ın kardeşi Duygu Yıldız yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"İliç maden katliamından mücadele veren tek aileyiz, Yıldız ailesiyiz. Babamı ifadeye çağırdılar. Binali Yıldırım'a söylediği sözlerden dolayı. Bakın, duruşmada video çekmiştim ve demiştim ki; ‘Bugün cumhurbaşkanına hakaret etsem, beni her gün gözaltına alırlar.’ Aynısı yaşandı. Binali Yıldırım'a babam öfkesiyle, acısıyla bir şeyler söylediği için rahatsız olmuş ve şikayette bulunmuş. Binali Yıldırım'a sesleniyorum: Sadece babamı değil, beni, annemi de ifadeye çağırın. Bizden de şikayetçi olun. Bizleri tutuklayın, müebbet verin. Ne yaparsanız yapın, korkmuyoruz."
"İSTİYORLAR Kİ BU DAVANIN PEŞİNDEN GİTMEYELİM"
"Biz şunu söylemek istiyoruz: Bizi korkutmaya çalışıyorlar, bizi susturmaya çalışıyorlar. İstiyorlar ki biz bu davanın peşinden gitmeyelim. Adalet diye insanlara seslenmeyelim. Ama biz adalet aramaya devam edeceğiz. Bakın, bu insanlar evlatlarını kaybetti, ağabeyimi kaybettim, 33 yaşında insan öldürüyorlar, adalet yerini bulmuyor. Katillerden biri beş yıldızlı otelde kalıyor. Biz, Binali Yıldırım'a acımızla, öfkemizle söylediğimiz sözlerden dolayı ifadeye çağırılıyoruz.
Bakın; Anagold Türkiye Genel Müdürü Cengiz Yalçın Demirci, bir kere mahkemeye gelmiyor. Onların nezdinde eşit olmayabiliriz, onların nezdinde bize her şey olabilir; ölebiliriz, tutuklanabiliriz, onların gözünde hiçiz, farkındayız. Ama yasada, Anayasa'da hepimiz eşitiz ve o haklar bizim elimizden alınamaz. Bugün sizin gününüz ama yarın devran döndüğünde biz bu adaletsizliklerin peşinden gideceğiz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, bizi sindirmeye çalışıyorlar. Bizim kaybedecek neyimiz var başka? Ne yapabilirsiniz bize? Evlatlarını 53 gün boyunca o toprağın altında çürüttünüz, bize başka ne yapabilirsiniz? Yaptınız zaten yapacağınızı. İşte insanlar bu kadar utanmazlar, kibirliler. Biz Binali Yıldırım'a nasıl bir söz söyleriz? Nasıl Binali Yıldırım'a, ağzımızdan bir şey çıkar? Biz kimiz ki? Biz emekçiyiz, biz işçiyiz, biz mücadele veren yoksul aileleriz. Biz nasıl ona söz söyleyebiliriz? Bizim ne haddimize? Eşit yurttaşlarız, aynı haklara sahibiz. Eğer o adalet istiyorsa ve adalet bu kadar hızlı ilerliyorsa, o zaman madencinin katili için adalet bu kadar hızlı tecelli etmeli. Tutuklayın bizi ama dokuz madencinin katillerini de tutuklayın. İşte o zaman eşit olursunuz.
Evladımız öldü, evlatları öldü, sessiz kalsınlar. Kader desinler, fıtrat desinler. Ama bizim kaderimizde, fıtratımızda böyle bir anlayış yok. Katiller, sömürücüler, emperyal şirketler ağabeyimi ve dokuz madenciyi katletti. Siz devlet olarak orayı denetleseydiniz, kapasite artışına imza atmasaydınız zaten bu insanlar yaşıyor olacaktı. Bunun utancı içinde yaşamanız gerekirken siz bu aileye ifadeye çağırıyorsunuz, şikayetçi oluyorsunuz. Hodri meydan."
Anne Sevda Yıldız, "Ben evlat kaybettim. Sizlerin bana bir can borcu değil, iki can borcu var" dedi.
r/Turkey • u/zenciiiii • 1d ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
İstanbul Barosu’nda Avukat Hakları Grubu adına başkanlık için yarışan Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu, konuşmasında şunları söylemişti:
“Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfî tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz. Bu kararlarınızı raporluyoruz.
Bu yargıçlar ve savcılar, ‘Ben yasaya uymayacağım, ben avukata ve yurttaşa eziyet çektireceğim ve bundan da hiçbir sorumluluk taşımayacağım’ diye düşünüyorlarsa, bilsinler ki iki elimiz yakalarında olacak."
Kanadoğlu söz konusu ifadelerinden dolayı, iktidar medyası tarafından hedef alınmıştı.
Avukat Hakları Grubu (AHG) adayı Osman Korkut Kanadoğlu 2 bin 543 oy almıştı.
r/Turkey • u/Aggravating-Berry213 • 22h ago
Bu 29 Ekim hepimizi biraz öksüz hissettirebilir. Ancak cumhuriyetçi program etrafında her gün daha fazla enerji biriktirmeye devam ediyoruz. Birlik olup mücadeleye atıldığımızda; cumhuriyetimizi, onun yegâne muhafızı olan emekçi halkımızın ellerinde yeniden inşa etmeye başlayacağız. Bu kararlılıkla, Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyet’in kuruluşunun bütün kahramanlarına, yoksul Anadolu köylüsüne, yurtsever aydın ve subaylara ve bu kavganın önderi Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun!
r/Turkey • u/Porcaycokbozdu • 17h ago
Enable HLS to view with audio, or disable this notification
r/Turkey • u/AEtherLord_ • 23h ago
CHP’nin bir muhalefet partisi olmadığı aşikar. İktidar onları açıktan CUMHUR ittifakının içine bile almaya tenezzül etmiyor. “Biz ne söylersek yapacaksınız zaten” ile öyle bırakıyor koltukta otursun yaya yaya. Haberin linki yorumlarda.
Edit: başlıkta yazım hatası yapmışım “Mekke Anlaşması”nı demem gerekirdi!
r/Turkey • u/DanceWithMacaw • 1d ago
Bakırköy'de düzenlenen operasyonda belediye başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, 5 başkan yardımcısı ve 2 belediye meclis üyesi ve belediye başkanının 86 yaşındaki babası dahil 68 kişi gözaltına alındı.
Denizli Merkezefendi Belediyesine yönelik operasyon hakkında konuşan Özgür Özel, "Ya AK Parti'ye geç ya hapse atıl!" denilerek baskı kurulduğunu açıkladı.
https://www.kozatv.com.tr/haber/ozgur-ozel-den-flas-iddia-ya-ak-parti-ye-gec-ya-hapse-atil-dediler
https://www.sozcu.com.tr/amp/son-dakika-bakirkoy-belediyesine-operasyon-p373081