-Fotoğraflar kronolojik olarak sıralanmıştır.-
Bismarck'ın kısa, daha uzun tarihi yazısını yazarken son bölüm olarak planladığım 3. parçayı yazının çok uzun olması sebebiyle ikiye bölmek zorunda kalmıştım. Ardından bu bölümü yazarken de kendimi daha fazla detay eklerken buldum ve yine bölmek zorundayım. Bundan sonra yazacağım 5. bölümün son olmasını umuyorum. Şimdiden okuduğunuz için teşekkürler.
Bismarck Rheinübung Operasyonu için hazırlanırken anlatmadığım önemli bir konuya dönmek istiyorum: Berlin Operasyonu.
Tarih 22 Ocak 1941. Amiral Günther Lütjens komutasında 2 savaş kruvazörü ve 5 tedarik gemisinden oluşan Alman avcı grubu, Kuzey Atlantik ve Kutup Denizi'nde İngiliz konvoylarını vurmak için yola çıktılar. Bunlar; savaş kruvazörü kardeşler Gneisenau ve Scharnhorst, tankerler Uckermark ve Ermland, tedarik gemileri Schlestadt, Friedrich Breme ve Hamburg’du. Görece küçük bir kuvvet gibi gözükseler de kuvvetin kompaktlığı sayesinde vur-kaç taktiklerini kullanmak için optimum sayıyı oluşturuyorlardı.
Ocak, şubat ve mart aylarında avcı grubu, 22 İngiliz gemisini batırmayı veya ele geçirmeyi başararak beklenmedik başarılar elde ettiler. Operasyon 22 Mart 1941'de bittiğinde İngiliz deniz kuvvetlerine 116.600 ton hasar vermişlerdi. Ancak gemiler çok yıpranmışlardı. Özellikle Scharnhorst su tahliye sistemlerindeki arızalar yüzünden sürekli elektrik kesintileri yaşarken, Gneisenau ise A taretine su kaçması sebebiyle elektrik kesintileri yaşıyordu.
Gemiler 2 aylık Kuzey Atlantik Denizi seferini ağır atlatmıştı. Problem, gemilerin tasarımından kaynaklanıyordu. Atlantik pruvası tasarımının deneysel uygulaması sürekli problemler çıkarıyordu. Gemiler sürekli dalgaların altına dalıyor ve güverteleri deniz suyu ile yıkanıyordu. Bu da korunmayan her türlü metal parçayı yıpratıyordu. Bir diğer problem ise yine deneysel olarak uygulanmış olan taret dönüş motorunun hidrolik değil elektrik ile çalışıyor olmasıydı. Özellikle Gneisenau sürekli A taretinin dönüş mekanizmasında sorun yaşıyordu. Scharnhorst ise daha kötü durumdaydı; paslanma yüzünden çalışmayan su tahliye sistemi geminin alt güvertelerini sırılsıklam bırakmıştı. Geminin en alt güvertelerinde nem ve buhardan nefes alınamaz hale gelmişti.
Operasyonun esnek yapısı sebebi ile bitiş tarihi ve gidilecek liman Amiral Lütjens'e bırakılmıştı. Amiral Lütjens'in 4 seçeneği vardı: Alman ana karasında bulunan Kiel limanı, işgal altındaki Fransa'da bulunan Brest ve Saint-Nazaire limanları ve yine işgal altında bulunan Norveç'in Trondheim limanı.
Amiral Lütjens subaylık hayatının en büyük 2. hatasını burada yaptı. En güvenli seçenekler yerine en hızlı seçeneği tercih etti. Norveç ve Almanya limanlarına ulaşım, Danimarka Boğazı'nı aşıp Kutup Denizi'ne, oradan da Norveç kıyılarını takip ederek tekrar güneye inmeyi gerektiriyordu. Amiral Lütjens gemilerine o kadar güvenmiyordu; özellikle Scharnhorst acil bakım gerektiriyordu. Bu yüzden amiral tercihini Fransa'dan yana kullandı. Brest limanı, Atlantik kıyısında kapsamlı bir bakım yapılabilecek kapasiteye sahip tek limandı. Özellikle Kuru Havuz 8 ve Kuru Havuz 9; 250 metre uzunluğu, 36 metre genişliği ile 235 metre uzunluğa sahip Alman savaş kruvazörlerinin sığabileceği tek kuru havuzlardı. Amiral Lütjens hayatının hatasını yaparak bu iki gemiyi İngilizlerin dibine getirerek deyim yerindeyse 22 Mart 1941'de kafese kapattı ve Berlin Operasyonu'nu sonlandırdı. Akabindeki 11 ay boyunca Gneisenau ve Scharnhorst kardeşler sürekli RAF tacizinde kalacak ve operasyonel yetilerini asla kazanamayacaklardı.
İngilizler için bu iki gemi kırmızı alarm niteliğindeydi. Bu gemiler asla operasyonel yetilerini geri kazanmamalıydı. Gemilerin Brest'e girişinden sadece 6 gün sonra, 28 Mart 1941'de Brest Blitz Operasyonu başladı ve 11 ayda sadece bu 2 gemi üzerine 4.000 ton bomba bırakıldı, 300 hava saldırısı düzenlendi. Amiral Erich Raeder'in 4 gemilik planı bu sebeple çöp olmuştu. Ancak yine de yola çıkılmak zorundaydı.
Tarih 18 Mayıs 1941, Wilhelmshaven. Amiral Erich Raeder saat 13.00'te gizli hattan Amiral Lütjens'e tek taraflı telgraf çekerek Rheinübung Operasyonu'nu resmen başlattı. Operasyon öğlen saatlerinde başlamış olsa da gemilerin yola çıkışı geceyi bulacaktı. Saat 21.00, Gotenhafen; ilk demir alan Prinz Eugen oldu. Bismarck'ın limandan ayrılışı 19 Mayıs gece saat 02.00'yi bulacaktı. Donanma yüksek komutanlığı gizlilik gerekçesi ile operasyonun detaylarını sadece yetkili komuta subaylarına iletmişti. İki geminin mürettebatı da rutin bir Baltık devriyesine gidildiğini sanıyordu. Hatta yapılan aşırı ikmal, Norveç istilası için ikmal denilerek gizlenmişti. Ayrıca limanda tropikal kıyafetler de stoklanmıştı, bu da müttefikleri gemilerin güneye gideceğine dair kandırmak için yapılmıştı. Kutuların üzerinde belirgin bir şekilde "Sıcak havalar içindir" yazıyordu.
İki gemi 19 Mayıs 1941 öğlen 12.00 civarında Rügen Adası açıklarında bir araya geldi. Yanlarında onlara Norveç'e kadar eşlik edecek olan 3 Tip 1936a ve tip 1934b sınıfı Z-10, Z-16, Z-23 destroyerleri ile 12 mayın tarama botu bulunuyordu(Z-10 gruba akşam saatlerinde sonradan katıldı). Formasyon Norveç'e kadar destroyer kaptanı ve 6. Destroyer Filosu Komutanı Alfred Schulze-Hinrichs komutasındaydı. Formasyon 1 öncü ve 2 kanattan oluşuyordu. Z-10 grubun 20 deniz mili ilerisinde öncü görevini üstlenmişti; Z-16 ve Z-23 ise merkezden 5'er deniz mili açıktan muhtemel denizaltı tehdidini önlüyorlardı. Formasyon kağıt üstünde kusursuz gibi gözükse de, 20 Mayıs 1941'de ilk hatasını yaptı. Daha öncesinde birkaç defa Danimarkalı balıkçılar tarafından görülmüş olsalar da, Baltık Denizi'nin bu yakasının Kriegsmarine'in tatbikat bölgesi olması sebebiyle çok önem arzetmiyordu. Ancak Kattegat Geçidi farklı bir durumdu. Z-10 ile grup arasında bulunan boşlukta bir anda beliren İsveç hafif kruvazörü Gotland görev grubu ile burun buruna geldi. İsveç tarafsız olmasına rağmen açık kanaldan 2 Alman savaş gemisinin Kattegat Boğazı'ndan geçtiğini yayınlayarak operasyonun gizliliğini bozdu. Ancak görev gücü hala Norveç'e doğru gidiyordu. Amiral Lütjens bu duruma güvenerek operasyona devam etmeye karar verdi.
21 Mayıs 1941 sabah 09.00, Bismarck, Prinz Eugen ve eşlikçileri Z-16 ve Z-23 Norveç Korsfjord'a giriş yaptılar. Saat 11.00 civarında ise Bismarck Grimstadfjord'a demirledi. Gemiye torpido saldırısı ihtimaline karşı 3 tane ticari gemi bağlanarak korunmaya alındı. Prinz Eugen ise oradan ayrılarak yakıt ikmali için biraz daha kuzeyde olan Kalvenes koyuna gitti ve yakıt tankeri Wollin'den yaklaşık 760 ton dizel yakıt ikmali yaptı. Bismarck ise yanaştırılan gemilerin ayrılması gerekmesi sebebi ve yeterince yakıtı olduğu gerekçesiyle yakıt ikmaline gerek duyulmadı. Aslında 18 Mayıs'ta Bismarck sancak yakıt pompasında yaşanan bir arıza yüzünden 200 ton yakıt eksik almıştı ve 28 knot ortalama hızla Norveç'e ilerlemek yakıtı beklenenden çok tüketmişti. Ancak bağlı gemilerin çözülmesi ve geminin dar fiyorda döndürülerek yakıt barcına yanaştırılması saatler sürerdi. Bu yüzden Amiral Lütjens geminin yakıtının yeterli olduğuna dair kumar oynamıştı.
21 Mayıs saat 13.00 civarı İngiliz keşif uçağı pilotu Michael Suckling, Spitfire PR Mk.IV keşif uçağı ile görev grubunun Norveç'te fotoğrafını çekti. Bu durumla ilgili bazı tarihi spekülasyonlar var. Gemilerin orada olduğunu nereden bildikleri hala bir muamma. Bazı kaynaklarda Norveçli ajanların İngilizlere gemilerin Bergen'de olduğunu söyledikleri geçse de gemilerin limana giriş saatleri uçağın kalkış saati ile çeliştiği için kesin olarak kabul edilmez. Bazı kaynakların İsveç hafif kruvazörü Gotland'ın raporu üzerine uçağın kalktığı söylense de bu durum da gemilerin konumunun kesinliği ile çeliştiği için kesin kabul edilmiyor. Pilot Suckling RAF Wick hava üssünden saat 11.00 civarında kalkıyor ve fotoğrafı 2 saat sonra 13.00 sularında çekiyor. Uçağın oraya Bismarck ve Prinz Eugen için gönderildiği kesin. RAF Wick hava üssünden 2 photo reconise (fotoğraflı gözlem) uçağı kalktığını da biliyoruz. Bilmediğimiz şey ise Admiralty'nin gözlem bölgesi olarak neden Bergen'i seçtiği. Bu seferlik talih İngilizlerin yanındaymış diyelim.
Pilot Suckling, RAF Wick hava üssüne öğleden sonra 14.45'te iniş yaptı. Raporlar hemen Londra'ya gönderildi. İlk hamle, halihazırda Kuzey Denizi'nde görev yapan iki kruvazörün Almanların muhtemel rotası olan Danimarka Boğazı'na gönderilmesi oldu. Tümamiral Frederic Wake-Walker komutasındaki gözlem gücü, 1. Kruvazör Filosu'ndan ağır kruvazörler HMS Norfolk ve HMS Suffolk, bugünkü İzlanda ve Grönland arasında bulunan Danimarka Boğazı'na gönderildi. Bu iki gemi özel olarak bu görev için seçilmişti; HMS Suffolk'a yeni üretilmiş Type 284 yüzey radarı takılmıştı. Bu radar, o dönemin en başarılı radarı olan Amerika'nın CXAM-1'ine denk bir radardı.
Yapılan 2. hamle ise Amiral Sir John Tovey'den geldi. Admiralty War Room'dan gelen rapor üzerine Home Fleet'in en hızlı gemileri olan savaş kruvazörü HMS Hood ve King George V sınıfı HMS Prince of Wales zırhlısını, destroyerler HMS Electra, HMS Echo, HMS Icarus, HMS Anthony, HMS Achates ve HMS Antelope ile birlikte Koramiral Lancelot Holland komutasında Alman savaş gemilerini karşılamaya gönderdi. Böylelikle av başlamış oldu.