r/B1RTURK • u/bincihanadegismem • 5h ago
🏙️ Sosyal Yaşam Uzun zamandır kopuktuk ama yeniden bir araya gelelim istedim
Evet, Z kuşağısınız. Kabul gören sınır 1997-2012 arası doğanlar; 2003 tam ortasına düşüyor. Zaten 20-24 yaş aralığının tamamı bu bandın içinde. Başlığı koydum, kuşak vurgusunu da girişe ekledim; tamamı aşağıda.
Şu anda tam olarak neredesiniz, Z kuşağı?
Yaşımız 20 ile 24 arası. Kağıt üstünde Z kuşağıyız; 1997 ile 2012 arasında doğanlara verilen isim bu. Kendimizi hiçbir zaman o etiketle düşünmedik, ama dönüp bakınca aynı şeylerden geçmişiz ve bu, bir kuşak olmanın tanımı gibi duruyor.
Çocukluğumuz terör haberleriyle geçti. Ankara'daki, İstanbul'daki patlamaları, Suruç'u, Reyhanlı'yı evde televizyonun karşısında izledik; bazılarımız o şehirlerdeydi. 15 Temmuz gecesi ortaokul ya da lisenin başındaydık. Olan biteni tam anlamadan büyüklerin yüzünden okuduk. Sonraki yıllarda Suriye'deki ve sınır ötesindeki harekâtları haberlerden takip ettik, bazılarımızın abisi, kuzeni oradaydı. Liseyi bitirmeye yakın pandemi geldi. Sınıflar bir anda ekrana sığdırıldı. Okul, sınav stresi, arkadaşlık, aşk, hepsini aynı bilgisayar başından yaşadık. Discord odalarında sabahladık, canlı derslerde kamera kapalı oturduk, bir yandan da internetin bütün çirkinliğini birlikte gördük ve birbirimizi oradan çekip çıkardık. Sonra 6 Şubat. Hepimizin ya tanıdığı ya tanıdığının tanıdığı oradaydı. Bir de sürekli değişen fiyatlarla büyüdük; bir şeyi "ileride alırım" diyebilmenin lüks olduğu bir dönemde yetişkin olduk.
Bir şeyi de ayrıca söylemek istiyorum. Bütün bu yıllar boyunca bu ülkeyi ayakta tutan insanlar vardı ve onların bir kısmı tam olarak bizim yaşımızdaydı. Liseden mezun olup askere giden, ilk tayinini dağa yazdıran, 20'sinde şehit düşen, 22'sinde gazi olarak dönen insanlar bizim sınıf arkadaşımız, mahallemizden tanıdığımız çocuklardı. Bir kısmı hâlâ orada, hâlâ nöbette. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi saygıyla anıyorum. Bu metni bir kuşağın hikâyesi diye yazıyorsam, o hikâyenin en ağır kısmını onlar taşıdı; bunu geçiştirmek istemem.
Bunları yazmamın sebebi şu: üniversite macerası bitti, kendi şehrime döndüm. Aile evine girince, yıllardır aynı sokaklarda yürüdüğüm insanlara yeniden baktım. Kimi başka bir şehirde iş buldu, orada kaldı. Kimi benim gibi geri geldi. Kimi atama bekliyor, kimi çoktan atandı. Kimi kendi işini kurmaya çalışıyor, kimi ajans açtı, reklama, sosyal medyaya, şu vibe coding dedikleri işlere yöneldi. Kimi içerik üretiyor, kimi hiçbir şey yapmadan kendi halinde takılıyor. Bazıları evlendi, çocuğu oldu. Hepsi aynı parkta top oynadığım insanlar.
Ben bu kuşağın dağılıp gitmesini istemiyorum. Birbirimizden haber almayı istemiyorum demek değil bu; birbirimizi kaybetmeyelim demek.
O yüzden soruyorum, gerçekten merak ettiğim için:
Nasılsın, şu an ne yapıyorsun? Hayatının tam olarak neresindesin? Senin için başarı ne demek, bu soruyu kendine soruyor musun? Son birkaç yılda ne atlattın, hangisi seni en çok yordu? "Kaybolmak" dediğimde senin aklına ne geliyor?
Ve aramızda askerliğini o bölgelerde yapan, hâlâ görevde olan ya da oradan yaralı dönen varsa: ne yaşadın, oradayken ne hissettin, döndüğünde burayı nasıl buldun? Anlatmak istemezsen de saygı duyarım; ama anlatmak istersen burada dinleyen biri var.
Uzun uzun anlatabilirsin, iki cümle de yazabilirsin. Mesaj atmak da olur. Sadece ne yaptığını bilmek istiyorum.